DÜŞÜNCE UFUKLARINDA
DÜŞÜNCE UFUKLARINDA



Ülkemizde Tek Sorun Rejimdir - DÜŞÜNCE UFUKLARINDA - Blogcu
DÜŞÜNCE UFUKLARINDA

Haber Onay
DÜŞÜNCE UFUKLARINDA ANA SAYFA
 HABER ONAYHABER ONAY
E MAİLİLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİZİYARETÇİ DEFTERİ

İSTANBUL HAVA

İslami Eğitim
Bu grubu ziyaret et
Musalli Haber
Bu grubu ziyaret et
Erdemliler Hareketi
Bu grubu ziyaret et
Tarihe Bakış
Bu grubu ziyaret et
Gıda Pazarlama
Bu grubu ziyaret et
Haber Onay
Bu grubu ziyaret et

9/9/2009 -- Ülkemizde Tek Sorun Rejimdir

Kategori: Siyaset

Açılım kapanırsa da; kapanmaz açılanlar. Yıllardır söylemeleriyle ülke yönetiminde söz sahibi olan genelde askeriyenin içine yerleşmiş derin devlet, açılan ve büyüyen yaradan sorumluluk payı en çok olandır. Hala bu açılım zamanında kendini ortaya koyma ve bir şeyler ispatlama derdinde oluşun bir suçluluk psikoloji değil de nedir? Bence CHP ve MHP de, demokratik açılıma bu yapının istekleri ve yönlendirmeleriyle karşı çıkmaktalar.

 Bu süreçte askerin her konuştuğu şey, açılıma vurulan bir balta olacaktır. Artık siyasi iradenin emrinde olarak, susma hakkını kullanmaları ülke menfaatleri açısından daha hayırlı bir zeminin oluşmasına katkı sağlar.

 Açılımın olması, kapanan bir şeylerin varlığının da delilidir. Yıllardır uygulanan Genel Kurmay Merkezli çözümsüzlüklerinde ispatıdır.Ülkeyi idareye talip olanların silahlarının gölgesinde oluşturmak istedikleri modern gerçeklerden, donanımlardan yoksun, slogan üretme maharetli rejimin ve onun jargonlarının iflasının da göstergesidir.

 Açılımın gerekliliği ortadadır.Sadece Kürt merkezli düşünmekte geçersiz bir bakıştır.Dine karşı müsamahalı olmalı sistem söylemlerini değiştirmelidir. Bunun nedenleri ve niçinlerini de sorgulamak zorundasınız. Böyle bir problem yok diyerek başını kuma sokan kumkuma kuşlarıyla memleketi çakallar götürür hale gelmiştir.

 Meseleye doğru bakış açısı getirmek lazımdır.Terörü savaş, teröristi özgürlük savaşçısı, çarpışmaları savaş cephesi gören ve gösterilen bir durumun fiilen son bulmasını sağlamak öyle kolay değildir. Aslında kolay olmayan tek şey önyargılarımızın kırılmasıdır.Atomu parçalamaktan zor olan şey; önyargılarımız, ön kabullerimizdir.

 Laik zorbalığın getirdiği bir süreçten dini hassasiyetleri görmezden gelen bir rejimden bahsediyoruz.Bu halkımızın ülkemizin kuruluşunun başında küstürülmesi sürecinden bu günlere gelindi.Siz insanlarınıza ayrımcı bir perspektifle bakıp, ulusal, üniter, dil birliği gibi söylemler katarak, ayak bağlarınızla yürümek isterseniz düşersiniz.

 Vatan ve birlik kutsamalarınızı bir yana koyarak düşünün. İnanın bu kutsallarınızın sizden başkası için değerli görünmüyorlar. Siz nasıl başkalarının değerlerini yok sayıyorsanız, onlar da sizin değerlerinizi değersiz görmesini onlara lüks göremezsiniz.

 Ülkeyi buraya getirenler, bundan sonrasını da kurgulamışlardır.Bizlerin onların yardımcıları olmamamız gerekmektedir. Kendimize istediğimiz şeyleri Kürt kardeşlerimize çok görerek bir yerlere varamazsınız.

 Ülke siyasi söyleminden askeri (tek tip) söylemleri kaldırmak, ideolojik devlet ( Kemalist ve dine mesafeli, baskıcı laiklik) perspektifinden kurtulmamız gerekmektedir. Bize dayatılan rejimin ortaya çıkardığı problemleri aynı rejimin kafa yapısıyla çözemezsiniz.

 Herkese ve her şeye alabildiğine tam özgürlük vermek gerekmektedir.İnsanların kendilerini nasıl ifade ettiklerine değil, kendi bakış açılarına göre insanları değerlendiren ve yaftalayan devletçi seçkinlerden Müslüman Türk ve Kürt halkı bıkmıştır.

 ETA terörü ile mücadele eden İspanya’nın kayıpları 800, İrlanda’nın kayıpları 1800 iken bizim kayıplarımızın 40.000 den fazla oluşunun izahını vatan millet edebiyatları ve şehitlik söylemleriyle geçiştiremezsiniz. Bu Kürt ve Türk halkının kayıplarından acaba içimizde gizli hoşnutluk duyanlar mı var diye soramaz mıyız ki?

 Ülkeyi bölünmenin eşiğine getirenler ve yıllardır terörü bitiremeyenler de aynı kafalar... Oğulları teröre kurban verdiklerinde Şehitlerini kutsayan, normalde onların analarını nizamiyeden sokmayan bir despot-dikta kafalarla bu ülke ilerleyemez. Parçalanmaktan da kurtulamayız. Korkularla siyaset ve rejim kuran ve yürütenler bu işin asıl müsebbipleridir. Bunların bu milleti sevdiğini söyleyebilir misiniz?

 Korkularla siyaset yapanlar, ülkeyi bitme ve bölünme aşamasına getirenlerdir. Eğer açılım herkesi kuşatacak şekilde olursa ülkenin önü açılır, ülkemiz sıçrama yapar. Tıpkı Kurtuluş Savaşındaki ideallerle yeniden kardeşlik sarılması yapmaya ihtiyacımız var.

 Mustafa Kemal'i kullanmaya devam edenlerin ortaya koydukları sorunlarla ülke bölünme aşamasından hala kurtulamadı. Atatürk adına baskıcı bir düzen tesis edildi. Böyle herifler yüzünden Müslüman Türk Halkı da devletine küskün bir halde...

 Kürtleri ayaklandırdın, Müslümanları kovdun mu geriye bir Yahudilere Arzı Mev'ud olarak bu yurt kalıyor.Bunlar bence buraya hizmet için M.Kemal'i de kullandılar, kullanıyorlar.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
en ilginç YORUM YAZ! , ARKADAŞINA GÖNDER!

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
<<<<<-----------SON SAYFA<---->SONRAKİ SAYFA -------------->>>>>
Haber Onay

son dakika haber Anası Ağlayanlar!

son dakika haber Biz site değil miyiz? Bizi de fişleyin!

son dakika haber CUNTA, ETÖ, PKK İç içe

son dakika haber İSLAM' da HAREM' lik SELAM' lık uygulaması varmıdır?

son dakika haber Sınav Zor

son dakika haber Siyonist Emperyalist İktidarlar

son dakika haber Çakma SOL

son dakika haber Değişim şart; gelişim için okumak

son dakika haber Ülkemizde Tek Sorun Rejimdir

son dakika haber Kaosun Çocukları

Haber Onay

Haber Onay

BÜYÜK DOĞU MİMARI HAYATINI ANLATIYOR

HAYATI HAYATI
ESERLERİESERLERİ
MÜCADELESİMÜCADELESİ
FOTOĞRAFLARIFOTOĞRAFLARI

BÜYÜK DOĞU MARŞI RESME TIKLAYINIZ

BÜYÜK DOĞU MARŞI