Demokratik açılımı savunanlarla,bu açılıma saldıranların bakış,duruş ve bekleyişlerine kattıkları söylemlerin çirkinliklerini gözlemlemekteyiz.Açılımın Kürt açılımı olarak kalma olasılığı bizi şaşırtmayacaktır.İnşallah yanılmak isteriz.
Halkın görüşmelerinizin kameralar önünde olup olmamasıyla ilgilendiği yok. Ne konuşacağınız da umurunda değil. Önemli olan milletin huzurunda konuşmanız değil, anlaşılabilir bir sadelikle kavga eder söylemden kaçınmanız olacaktır.
Aslında CHP kavgacı söylemiyle kendini doğuda tamamen bitirme aşamasındadır.Olmadığı yerde var olan iki partiye aynı düşmanlıkla bakarak bu millete birey katamayacaktır.CHP bu millete bir şeyler vermek mi istiyor, ya da hala gerilim siyasetiyle Ergenekon’daki sivil görevini ifa mı ediyor.
MHP üniter yapının zarar göreceğini söylerken ve anlaşmaya ve konuşmaya yanaşmazken ne yapmak istiyor.Bu işin dışında durmanın hiç mi sorumluluğu olmayacağını sanıyor.
DTP de Öcalan’ın emriyle gelecek olanları kahraman edasıyla karşılamak istiyorlar.Bunların dış destekle varmak istedikleri yeri gösterme açısından sıkıntı duymamızın da işaretlerini veriyor.
Artık siyasetin taşları eskisi gibi değil ve olmayacaktır da. İsrail’le gelinen noktada sağlıklı değerlendirmelerden çok duygusal bir atmosferle varılmak istenen noktadayken bir şeyleri halkın gözünden kaçırma havasına sokulmuş gibi bir hisse kaptırıyorlar insanı.
İsrail ağızlı yazarlardan ve demokratik açılımdan medet uman İslamcı cenahın varacağı noktada nihayetin zararlarına hep birlikte katlanmak zorunda kalmayalım.
Kameraları kıramayacağız. Kameraların katlettiği bir taktik yakınlaşmalar.Görüşmelerin izin vermekle,vermemek arasında sıkıntısı olan bir Baykal var.Baykal da bir yerlerin zorlamasında gibi duruyor. Olamazları zorlamak siyasetinde CHP halka doğruyu göstermek için derdi varmış görüntüsü vermek ister gibi de durmuyor. Nezaket misafire saygılı olmakla olur. Onu zorlamak daveti kabul değildir. Açık röntgen siyaseti, gizli röntgenden daha kötü bir hal almaktadır. Bu CHP’ye MHP’ye verilecek saygınlığı bile göstermemize engel teşkil etmektedir.
Samimiyet testindeyiz.Bu zor bir sınav.Cesaretimizi toplamak başkalarına değil, kendimize ve tarihimize de güvenmek zorundayız. DTP de AK Parti de CHP de halk da… Bizi bir ve beraber kılacak anayasal değişiklikleri de biran önce yapmalıyız.
AB’nin istediği değişiklikleri bile, ranta çevirdikleri ve arkasına sığındıkları Atatürk’ü koruma kanunuyla bile nerede durduğumuzu ifade ediyoruz.
Bağlanıt>>>