>

Test Kategorisi 1

resim

En Öne Çıkarılan Yazı

En öne çıkarılan yazıya ait ön bilgiler ya da kısa bir açıklama...


Ergenekon;Vahşet ve Devlet

Anlatmaya değil, anlamaya çalışırken iddianamelerle ve gelinen noktalarla akla zarar bir örgütle karşılaşmaktayız.Kontrolden çıkmış ve devlet içinde çöreklenmiş ve de silahlı güçlerin içinde devleti kotarmakta kendini görev içinde görev biçmekte mahir oldukları görünmektedir. İrtica söylemleri, darbeler, kanlı baskınlar, infazlar, faili meçhuller, yargısal darbeler, idamlar, iftiralar, toplum psikolojisini etkilemeler, şehitler, cenazeler, istismarlar… Askeri yargının adaleti zedeleyen yapılanma ve işlemleri ve işlevsel hatalarında örgütün askeriye içinde kök budak salmasına mani olacak bir yapıdan uzak oluşları ile yargıçlara karşı darbe söylemli basın bildirileri de göstermiştir ki, bu halkın değerlerini nasıl da hor ve çıkarperest amaçlar için harcamışlardır. Ölüm çukurları ve bölgede ki 17 bin faili meçhulleri göz önüne alınca adeta ülkemiz zombiler ülkesi haline gelmiş de haberimiz olmamış dedirtiyor insana.  Şimdi Şemdinli olaylarında olanları o zaman ki anlama ve anlamlandırmadan daha iyi anlayabilmekteyiz. Savcıya karşı bir genel Kurmay veya Kuvvet komutanların cephe alışındaki kafa yapılarını daha iyi tahlil etmekteyiz. Demokrasimiz adına hep utançtı bun olanlar ve halende öyleler. Ergenekon içimizdeki dış güdümün ülkeyi idare etmesinin paradoksal yapı taşıdır. PKK’yı destekleyip, sonra terörist ilan eden Amerika Siyonistleri Ergenekon’un da pimini böylece çekmiş oldular. Tayip Erdoğan’ın Bush’tan aldığı gizli bir sözün neticesinde ortaya çıkan bir durum söz konusudur. Türk’ün gücünü hissedenlerin kullanmak istedikleri bir akıllı işbirlikçiler gereği ortadadır. Kont...

Nasıl Bir Gençlik!

Siyaset gençliğin ömrünü bitirmesine, boş ideolojiler peşinde koşmasına ve gençliklerini yitirmesine, enerjilerini Allah için ortaya koyabilmelerine de mani oluyor. Fikir sahibi olmadan sloganların sahibi yapılıyorlar. Sloganları da fikir sanıp hayata o çerçevede bakıyorlar. Öğrencileri kullanılmasında memlekete, anne babalara ve toplum huzur ve geleceğine ve de o gencin geleceğine fazlaca katacağı bir şey olmadığı gibi, götürdüğü çok şeyler oluyor.Gençlerin sloganlarla avlanan ve avunanlar olmasını değil, Fikirlerle mücehhez yetişmesi lazım. Rabbine kul olmayanların, kullara kul olmasını sağlıyor gençlikte siyasete bulaşmışlık... Başkalarının putlarının takdisine yarıyor...Rabbine teslim olmayı bilmeyenlerin, teslim alınmasını kolaylaştırıyor. Dünya ve ahiretini berbat etmiş bir gençliğin yetişmesinin de vesilesi oluyor. Siyasetle ilgilenmenin gençliğe bir faydası olsaydı,  içinden gelmiş biri olarak görürdüm ve gençliği de teşvik ederdim inanın. Siyasete değil, dine ve ahlaka muhtacız! Dini hayatın kendisi kılmaya ihtiyacımız var. Laik jargonla dini gençlikten, gençliği dinden uzaklaştırmak bu milli eğitimin başarısıdır. Tevhid-i tedrisat'la da bir dayatmadayız.8 yıllık kesintisizle de gençliğin imanını nasıl biçerizin planları yapıldı. Terör hep gençliğimize kasttetti ve etmeye devam ediyor. Onalrı siyasetin içine kim ki çekiyor inanın bu memlekete iyilik etmiyor ve kastı var demektir ya da bilinçli değiller...Avrupa birliğine girmek değil, ruhunu oraya vermek demektir. İdelojik çıkar felsefesinde manevi değerlerden yoksun bir gençlik, Avrupalılaşmaz, ancak ahlaksızlaşır. Olmayan hesapların arifesine gireriz. Savaşmaya yanaşmayan bir ordu ile siz savaşı kaybedersiniz. Siz tarihi köklerinden koparılmış bir slogan gençliği ...

Ergenekon İddianamesinden Demokrasiye Doğru

Ergenekon davasında; 240 dosyalı, 2000 sahifeye yakın ikinci iddianameyi mahkeme kabul etti. İçeriğinde nelerden bahsedilmiyor ki. Hayretler içinde memleketimin haline insicam eylerken seyretmeye ve ibret-i âlem dinlemeye devam ediyoruz. Şaşırtıcı şeyler var. Deniz Baykal’ın cumhuriyet Mitingi tertipçisi başının kendine galiz küfürlerine ve savcısı olduğu Ergenekon’un kurucusu addedilen Veli Küçükçe binadan atılması ifadelerine ne diyecek merakla bekliyoruz. İlk defa darbeleri de içine alan bir iddianamenin kabul edilmiş olması da ülkemiz ve demokrasimiz adına sevinç vericidir. Gelecekle ilgili ümit var olmamıza sebebiyet verdi. Ümit Boyner Hanımında refahın halka yani tabana yayılmasının demokrasiye olumlu yönde katkı sağladığını söylemesi de güzel bir açılımdı. Yani demokrasi halk tarafından daha fazla önemsenmektedir. Son kasetler ve onlarla ilgili yalanlamaların malvarlığında, genelkurmay başkanlığı yapmış insanların ifadelerini dinledikçe tüylerimiz iken diken oluyordu. İnsaf ve vicdanların ateşe verildiği bir hezeyanlar istifrası gibiydiler. Halktan maaş alıp halka cahil benzetmesi yapmanın halkın ordusunda kumandanlık yapmış birilerinin bu halkın başına terör kadar ve daha fazla bela olma ihtimalini düşünmekteyiz. Allah’tan ki bunlar döneminde savaşa girmemişiz diyen Bülent Arınç’a katılmamak mümkün değildir. Askerimizin geçmişinde demokrasi sicilinin bozukluğu ile övünenlerin varlığı da halka karşı açık bir cephe oluşturdukları da gizli ortam dinlemelerinde görülmektedir. Encümen-i Daniş toplantılarını da akıl edenin Ergenekon sanığı olduğu ifadesine bakınca, bunarın hala bir toplantı yapmalarına bakışımızın iğrenme noktasında, halka tepeden bakan kargalar cemiyeti halinde telakkisine vesile ol...

28 Şubat Gerici Dayatmadır!

28 Şubatın bu ülkeye kattığı hiçbir şey yoktur.28 Şubatı ve onu isimleştiren ve ismi yok olanları tarih ve gelecek nesiller lanetleyecektir. İlericilik adına bu süreçte yer alan sendikalar, yargı, asker, siyasetçiler ve medyayı da lanetlik bir hareketin ortakları olarak anılacaktır.Sadece Erbakan Hoca’nın iktidarını yok etme amaçlı bir safiyet içindeymiş gibi algılamak ve anlamak için çalışan zevata da yazıklar olsun dememek zor. Hoca’nın irticayı faaliyetlerin içinde olduğunu ve bu yüzden iktidardan uzaklaştırılması gereğini kim söylerse inanın bunlar bu 28 Şubat çetesinin palyoçalarıdır.12.yılında 28 Şubata girerken geçmişin soygunlarında bulunan ve yargılanmayanları da anımsıyoruz. Bu süreçte muvazzaf subay ve generallerin bankaların içinin boşaltmasında neresinde bulunduklarını ve durduklarını medya yazdı ve çizdi. Amacımız askerimizin içinde bulunan yeşil dolar heveslisi darbecilerin kimlerin adına hareket ettiklerinin ortaya çıkarılmasıdır. Türk milletine ihanetin ifadesi olan Amerika müsaade etmedikçe darbe yapılamaz sözü benim bu eleştirilerimden daha ağır ithamdır. Ama nedense bunu yalanlayacak bir askeri ağızdan bir söz duyabilmiş değiliz.Halkın değerlerini ve inancını boğmak ve yok etmek istemenin dış mihraklı iç mizansen ağırlıklı bir görüntüsüdür. Kesinlikle gelecek için iç karartıcı bir haldir. Sivil iktidara karşı işlenmiş silahlı bir cuntanın kalkışmasıdır. Bugünkü ETO davasında yargılananlarında içinde kısmen var olduğu bir yapıdır. Halkın inancına ve sivil itaatsizliğine silahlı bir terbiye ve hazır ol vaziyeti çekmektir.28 Şubat ülkenin içine konulmuş bir bombadır. Muhakkak dış mihrakların tesirinde olmuştur. Bunu iyi incelemek gerekmektedir. Tarihi doğru aydınlatmalıyız ki doğru adımlayal...

Ilımlı İslam'ın Sahte Liderliği mi?

 Yeni 2–3 yazı yazdım da Word’e oturamadım. Ama siyaset yazmamışta edemiyorum, netsem ki; sanal bir gerçeklikle realite arasına sıkıştırıldık. Bizim bu şekilde cihad (Allah için gayret) yapmamız bazılarının işine gelmemekte açıkçası.   Rusya ile gidilip, görüşüldü. Afrika’ya gittiler. İsrail’e restlerini çektiler. Ama ABD ile de görüşüyorlar. Dünyaya yeni iki kutuplu bir yapı kuruluyor. Bu Amerika ve İslam düşmanları ile onlara karşı, İslam dünyası ve başında Türkiye olacak şekilde. Yeniden eskisi gibi bir şey. Bu bir yere kadar olacaktır.  ABD yıkılma aşamasında. 20 yıla kalmaz İsrail denen devlette yok olur. Güney Afrika da insanlık beyaz Irkçılığını nasıl yendiyse İsrail’in faşizmini de yenecektir. Siyonistler utanç duymasalar da, Filistinlilerden özür dilemek zorunda kalacaklardır.   Özür dilemek yetmez, Yıktıkları camileri onarmak için bedel ödemeleri de yetmez. Erevizyona Arap ve Yahudi birlikte çıkarmaları da; insanlık öfkesini insan olanlardan alamaz. Bu göz boyamaların fosfor bombalarını ve mazlum ve masum öldürülen çocukların kanını geri getiremez. Bu kan da İsrail’i boğacak ve bitirecektir.  Türkiye’ye liderlik rolü verdiler. İsrail’e Davos’ta olanlar bu planın önceden tezgâhı gereği olabilir. Bunu Rusya’ya karşı yapıyor olmasınlar? Rusya’yı da bitirmek istiyorlar. Ama Rusya’nın çökeceği öngörülüyor zaten. Galiba oyun var işin içinde ama Tarihi Misyon gereği de; Türkiye doğal olarak liderliğin tek sahibi gibi görünmektedir. Mesela İran bu liderliği yapamaz; İslam dünyasına... Sebepleri çok!   İsrail kendi çöküşünü görüyor ve çaresizlik...

Bir Gencin İnancını Geri Kazanması!

 Bir genç: Hocam size bişi sormak istiyorum...Önceden namaz ibadetimi yerine getiriyordum...Fakat son 1 senedir çevrem(arkadaşlar,okul) nedeniyle bir türlü başlayamadım... Şu yaşadığımız zamanda insanlara dinini sorduğumuzda Müslümanım diyorlar...Fakat bugün Allah için ne yaptın dediğimizde ise yanıt hiç bir şey oluyor(70 milyonun yarısından fazlası böyle insanların gözü kararmış)...Kısaca özetlersek inançsızlık sendromu yaşıyorum...Hep içimde bi eksiklik duymaktayım...Bugünden itibaren yavas yavas ibadetlerimi tamamen yerine getirmem gerek...Yaşım 16 biliyorum biraz geç...ama zararın neresinden dönülse kardır...Allah kötü yoldan dönenleri sever sloganı hep aklımdan geçerken inş bunu gerçekleştiririm...Şimdi işin garip yanı insanlar ''Zaten o kadar günah işledim şunu yaptım cehennemliğim bu saatten sonra uğraşmama gerek yok diyolar'' .... Hem bu arkadaşlara da belki örnek olup geleceklerini kurtarmalarını sağlayabilirim...O kadar bildiğim insan var ki bu şekilde düşünen...Nese ben fazla gevelemiyim lafı...Bu tekrar inancımı kazanmam için pratik hangi yollara baş vurabilirim...onu sorucaktm????Hasan Ahmet Evliyaoğlu Cevaben Yazdı Ki:Selamun Aleykum,Senin vesilenle, inancının derdinde olup, onu yaşayamamanın ıstırabını gönüllerinde yaşayan bütün gençleri o büyük iman ve ihlas ve teslimiyetlerine götürecek dertlerinden dolayı tebrik ediyorum ve teşekkür de ediyorum.Allah dilediğine hidayet eder...Önemli olan dert edinmektir.Derdimiz bizim imanımızdır.İbadetleri olup da amellerine kulluk bilincini katmayanlara birer örnek olmanız dileğimizdir.Dünya teslimiyeti Allah'a has kılmanın adresidir.Hayat çok kısa ve O'na kulluk bilincine varmak ve buna küçük bedenlerin büyük derdi haline getirmek gerekir. G...

Adalet Duygularım Tahliye Oldu!

Adalet duygum darbe yedi. Özgürlük ve eşitlik tankların altında ezildi. Hastalandı adalet, yıkıldı adalet, öldü adalet. İnsanlık adaletsizleşti. Devlet adaleti önce hastaneye yatırıp sonra da tahliye etti.Devlet içinde terör devlet. Devlet bana değil, halkıma değil, içinde menfaat şebekelerine çetelere olmuş devlet. Devlet bana mezar, bana bomba, bana kaza, bana ölüm çukurunda son bana ölüm…Haksızlık ve hukuksuzluk ayırımcı eşitsizlik damarlarına rütbelerinden inenlerin, makamlarıyla kendilerine getirimsel istikbal sağlayanların kendilerini üstün kıldıkları bir yapıdan bahsederken isyanım var.Terörün içinde olanlar, adaletin tecellisine bakın ki hasta diye yedi yıldızı otel konforunda hastanelerdeler. Oradan asla cezaevine gitmeyecekleri ve tahliye edileceklerini biliyor ve söylüyorduk ki tam da öyle oldu. Adaletim yıldızlı istirahatından tahliye edildi.Bir kısım subay yakınlarının PKK içlriunde görev yaptıkları tescillendi. Generallerden bazılarının da yakınlarına çürük raporları tanzim edilmiş olduğu haberi Vakit Gazetesinin manşetine taşınmıştı. Bunları araştırmak ve ortaya koymak görevinde olanlar sadece basit cümlelerle basının bu konudaki sorularını geçiştirmeyi tercih etmişlerdir. Vatansever generallerin vatan haini akrabaları mı var? Akılma takıldı bunlar…Sarp Kuray'ın Genel Kurmay başkanından istediği açıklamayı kamuoyu olarak hepimizin de beklentisidir. Neydi bu beklentisi: "Hiçbir silahlı kuvvetler mensubumuz, terör içinde olmayacak, hiçbir faili meçhul içinde yer almayacaktır." Böyle bir beyan rencide olan gururumuzu, silahlı kuvvetlere güvenimizi tazelemez miydi?Türk-İş'in Mustafa Özbek'i destekleyen mitingini, CHP'nin Ergenekon Terör Örgütünü savunmasını, Yarsav Başkanının se...

Mazlumların yanıda, Mahsun bir Lider!

Davos'ta olanlarla ilgili o kadar yazıldı ve çizildi ki; yazmaya gerek görmemiştim. Lakin kendi düşüncelerimi tarihe not bırakmak için kaleme almıştım ki, akşam haberlerinde S.Laçiner'in başbakanla ilgili açıklamaları benim düşüncelerim paralelinde haberlere yansıdı.Ben de yazımın sonunda Sayın Başbakanımızı uyarmıştım.Çünki kendilerine karşı hiç bir şeyi affetmeyecek vahşilikleriyle ünlü bir ırkçı,faşist yapı ve oluşumdan bahsediyoruz. ABD Başkanı Kennedy'i mafya'ya ihale ettirip öldürtten de Yahudilerdi. Kendi Peygamberlerini bile öldürmekten geri durmayan ve Kur'an'da lanetlenen bir kavimden ve onun özelliklerinden haberdar birisi olarak uyarmak gereği duymuştum.Şimdi İsrail'in Gazze'ye boşalttığı bombalardan daha tesirli bir silahla yaralandığını dünya alemin gözünde ne kadar küçük düştüklerini bizler gördük ki, aynı şeyi Yahudiler de duydu ve hissettiler. Sayın Başbakan'ı darbeyle düşürmek için gerekli bir örgüt kurabilirler veya hazırdakilerden birine işi havale de edebilirler.Ya darbeyle, ya ölümle ya da en önemli özellikleri sinsice zehirleyerek öldürme olasılıkları fazladır. Fatih'i gizlice yavaş yavaş zehirleyeninde kendi Yahudi doktoru olduğunu göz önüne alırsanız, kıyametin en yakınından gelmesi ve ölümün kaçınılmaz olduğu gerçeğiyle yüzleşirsiniz.Yahudi öldürülmesinde hayır gördüyse öldürür. Yok eğer öldürülmesi yerine küçük düşürmek için gerekli dış siyasette atılımlar yapmayı da deyecektir. ABd'de ki yahudi lobisi İMF(Yahudi Bankası) eliyle ekonomiyi kıskaca alabilirler.Ermeni lobisini son ana kadar desteklemişlerdi.Yine yapabilirler. Ama sonucunda Türkiye'nin İslam Alemine lider olma yolunda...

Ergenekon-Gazze Arasındaki Ülke

 Ergenekon Operasyonu, BOP'un bir parçasıdır.Ortadoğu şekillendirilirken,Türkiye bunun dışında tutulması söz konusu olamazdı. BOPla yoluna devam etmek isteyenlerin işine gelmeyen bu yapıya son vermeyi dış mihraklar,kendi besilerini kestiler. Yeni bir tür işleve başlamak için bu gerekli görüldü.Siyonizm ürünü bir projeden diğerine geçiş için bu gerekliydi. Ergenekonu şekillendirenler siyonizmin emrindeydiler, karşısında duranlarda yine aynılar. Fark ikisi de bizim insanımız ama bu iktidar mücadelesinin ülkemize, insanımıza hiç hayır getirmediği ve getirmeyeceği gerçeğidir.Önemli olan bu yapılardan kurtulurken başka bir yapının aynı mihraklar eliyle kuruluyor olmasıdır. Ergenekon bu millete faydasından çok zararları olduysa ki, oldu. Karşısına konulacak gücün de ondan daha az zararlı olacağını söylemek mümkün değildir. Özgürlüklerin köleliği koyulaştırmasından korkuyorum.Karanlıktan aydınlığa çıkarken karanlık güç sahiplerinin bizi aydınlığa yakın olduğumuzu sandığımız bir anda boğmalarından ve imha etmek için çok ümitvar olmamızı sağlamalarından da korkuyorum. Ümitleri taşıyanların, ümitlerini kaşımak ve onları heyecanlandırmakla hedefe başka bir yoldan varmak istekleri çok su götürür bir gerçek gibi duruyor gözlerimizde...AJC ve ADL yahudi kuruluşlarının düşünce ve fikir üretmede, Amerika- İsrail arası ilişkilerde rolleri bilinmektedir. Bunlarla ilgili ergenekon birliktelikleri ve düşünce alışverişi basına yansımıştı. Basına yansımasını isteyenler de kendileri oldular. Böylece yapmak istedikleri işlerin alt zeminin oluşturmakta mahir olan Yahudi düşünce kuruluşlarının yapısını iyi incelemek bizim nereden alınıp nereye sürüklenmek istediğimizi gösterir. Avrupa Birliği sür...

Şehadet-i GAZZE !

Gözlerim nehir, gözlerim yaş, gönlüm hüzün. Bugün yine öldüm Gazze Gazze diye diye... Dolduk yine hüznünle Gazze! Gazzem sana değil hüznüm kendime. Sana değil acınmak kendimize. Acınacak olan bir acziyet sende değil biz de. Seninle acziyeti kuşanmışlığı ve kuşatılmışlı bir kez daha gördük. Bizi kuşatanlar, size silahlarla ölüm kusuyorlar. Bizim paralarımızı alıp sizi vuruyorlar. Kurşunlar İsrailden size ümmetin paralarından alınıp sunulan hediyeler gibi. Sana ölümü hediye eden bir millet olduk, ümmet olduk Gazze! Senin katilin İsrail,Dünya ve biziz Gazze! Kalplerimiz Gazze'de atıyor, Gazze diye atıyor.Günümüz gün değil, Gecemiz gece değil. Hava değil; nefesimiz Gazze! Ölüm indirmekte gök,Ölüm uzatmakta gündüz. Gece yatmakta ölüm yatakta seninle.Ölüm ölmekte senin yanında. Ölümü kuşanan Şehir, insanlık kendini öldürmekte seninle. Sen hayatın anlamında anlamsın.Sen bize hayatın ölümle kardeş olduğunu hatırlattın. Sen hayatı varedenin ölümü de yarattığını hatırlattın.Sen bize amelin imana işaretisin. Seninle kuşandık bizi yeniden davayı.Seninle kuşandık geçmişten geleceğe bütün iklimleri. Yaşadık tarihi yeniden seninle. Tarihteki yerimizi gösterdin bize. Sen bize değer verdin,bizim sana veremediğimiz kadar! Ölüm sağnak sağnak yağmakta mevsim kış oralarda.Gözyaşlarıyla karışık kan serpiştirmekte bedenler. Her yer kan revan içinde. Toz bulutuna inat dumanlar tütüyor yangın yangın! Etler lime lime ayrılırken kemiklerden, ölümü de utandırdı, sana vuran zalimler! Ölüm utandı, senin ölüşünü kıskandı ölüm. Ölüm hiç cennet sunmamıştır sana sunduğu kadar! Ölüm hiç utanmamıştır ...