>

Test Kategorisi 1

resim

En Öne Çıkarılan Yazı

En öne çıkarılan yazıya ait ön bilgiler ya da kısa bir açıklama...


Terörün hedefi ve imhası:

20 Haziran 2010, 01:14 Hasan A. Evliya   |   Terör nereden geliyor ve hedefi nedir? Tespit ve tahlillerle neler yapılacağı ve yapılması konusunda adeta bir basiret tutulması yaşanmaktadır. Terörün merkezinde; büyük İsrail; Amerika ve küçük Amerika; İsrail bulunmaktadır. Bunun tarihsel dönüşüm ve kesişişiyle, muharref Tevratsal inançlarıyla Siyonist düşünceleri ve düşüncelerin uyuşturduğu batılı Siyonist Hıristiyanları (Evangelistleri)  görmekte fayda mülahaza etmekteyiz. Tapınak Şövalyeleri ile Siyonist işbirlikçileri içimizde temizlenmelidir. Bugün yargısal batıklık Türk Milletinin özünden Terörden daha az yara değildir. Adaletin salıverdiği adalet duygularımız, şehitlerin alıp götürdüğü ve coşturduğu duygularımıza paralel gitmektedir. Bugün yargıda olanlarla, dağlarda olanların bileşkesi de alınmalı ve hesaba katılmalıdır. Yargıtay’da bir hâkim, telefon dinlemelerinde ismi geçen ve çift isimli olan gözlüklü şahısın Apo’nun fikir babası ve PKK’lılara selam gönderen şahısla sarmaş dolaş oluşuna da dikkatleri çekmek lazımdır. Kafesin sahipleri ve Erzincan’da ki halka komplo kurucu savcı ile,14 sanık’ın salıverilmesi, Haberal ile ilgili yargı kararları ile Ergenekon’a nefes aldıran üst yargının PKK’yı kullananlarla aynı düzlemde düşünce birliği etmediklerine dair bir delilimiz var mı? Bunların rastlantılarını da ele almalıyız, konuşmalıyız. Siyasetin içinde de olup bitenleri de PKK ve şehitlerimizle ilgili gelişmelerle birlikte ele almak zorundayız. CHP’de olanlar, Baykal’ın gidişi ve Kılıçdaroğlu’nun gelişi ile terör karşısında ve Gazze’ye yardım götüren Mavi Marma...

Nasıl Bir Gençlik!

Siyaset gençliğin ömrünü bitirmesine, boş ideolojiler peşinde koşmasına ve gençliklerini yitirmesine, enerjilerini Allah için ortaya koyabilmelerine de mani oluyor. Fikir sahibi olmadan sloganların sahibi yapılıyorlar. Sloganları da fikir sanıp hayata o çerçevede bakıyorlar. Öğrencileri kullanılmasında memlekete, anne babalara ve toplum huzur ve geleceğine ve de o gencin geleceğine fazlaca katacağı bir şey olmadığı gibi, götürdüğü çok şeyler oluyor.Gençlerin sloganlarla avlanan ve avunanlar olmasını değil, Fikirlerle mücehhez yetişmesi lazım. Rabbine kul olmayanların, kullara kul olmasını sağlıyor gençlikte siyasete bulaşmışlık... Başkalarının putlarının takdisine yarıyor...Rabbine teslim olmayı bilmeyenlerin, teslim alınmasını kolaylaştırıyor. Dünya ve ahiretini berbat etmiş bir gençliğin yetişmesinin de vesilesi oluyor. Siyasetle ilgilenmenin gençliğe bir faydası olsaydı,  içinden gelmiş biri olarak görürdüm ve gençliği de teşvik ederdim inanın. Siyasete değil, dine ve ahlaka muhtacız! Dini hayatın kendisi kılmaya ihtiyacımız var. Laik jargonla dini gençlikten, gençliği dinden uzaklaştırmak bu milli eğitimin başarısıdır. Tevhid-i tedrisat'la da bir dayatmadayız.8 yıllık kesintisizle de gençliğin imanını nasıl biçerizin planları yapıldı. Terör hep gençliğimize kasttetti ve etmeye devam ediyor. Onalrı siyasetin içine kim ki çekiyor inanın bu memlekete iyilik etmiyor ve kastı var demektir ya da bilinçli değiller...Avrupa birliğine girmek değil, ruhunu oraya vermek demektir. İdelojik çıkar felsefesinde manevi değerlerden yoksun bir gençlik, Avrupalılaşmaz, ancak ahlaksızlaşır. Olmayan hesapların arifesine gireriz. Savaşmaya yanaşmayan bir ordu ile siz savaşı kaybedersiniz. Siz tarihi köklerinden koparılmış bir slogan gençliği ...

Halka mesafenin adı: BAŞÖRTÜSÜ!

Ülkemizde ötekini tanımadan, tanımlayanlar var. Toplumu ayrıştırmanın, ideolojik yargısal bir kılıfa devletin adı karışıyor. Halkını bir millet görmeden ulus devlet olunmaz. Çizilen geçmişin hatıraları üzerine bir kelimeyi örtmek, asıl anlamından saptırmayı ve onu oluşunun dışına taşırmayı, şişirmeyi ve böylece kokuşma ve çürümeyi hızlandırıyor.   Laiklikle bir milletin inancını örfünü adetlerini yadırgayamaz ve yargılayamazsınız.   Ötekileştirilen bir milletiz. Öz yurdumuzdan düşmanlarımızı, nice şehitler vererek kovduk. Kanları topraklarda, hilalin kırmızı yüzü olmuşken, yıldızın doğuşundan çok batışının hüznüne bizi gark etmek istiyorlar.             Yargıdan sorumlu bir memur, suç işledi.”İhsas-ı rey” ediyor. Demokrasinin olmazlarını sergiliyor. Partileri “başörtüsü yasağı”nı kaldırma niyetlerinden dolayı aklınca baskı ve tehdit ederek, “laiklik ve rejim karşıtı” bir girişim olarak niteliyor.   Problem halkımızda değil, devletin anlayışında, ideolojik duruşundadır.   Başörtüsü veya türban ile tehlikeye girecek rejimi ne yapalım ki… Yıkılan aslında kamusal yalanları olacak. Bin yıldır bir ve beraber nasıl yaşadıysak, öyle devam edeceğiz. Asıl sorun, yarın serbestlik olurda hiçbir sorun çıkmaz ve korkuları pohpohlamamızın işe yaramadığı anlaşılırsa, bu sınıfsal kazanımların kaybı olursa, nice olur halimiz açılımıdır. Cumhurbaşkanını halktan birine vermişken…             Laikliği bu milletin inancına batırılmış bir zehirli ok gibi kullananlar ve savunanlar, asıl toplumsal barışı tehdit edenlerdir. Laikliği faşizanlıklarına kılıf edenlerdir. Milletimiz biliyor ki: laiklik bu ülkede inançlar üzerinde baskı unsuru olarak kullanıldı.   Yasaklamalar, ilgiyi artırdı. Başörtüsünün reklâmını, laikçi yobazlar çok iyi yaptılar ve onu büyüttüler. Halkın inanç ve değerlerinin...

YILBAŞI VE BİZ

Hz. İsa(as)’ın doğumunu esas alan, Miladi yeni yıla girişin ilk gecesine yılbaşı diyorlar. Hıristiyanlarca Hz. İsa(as)’ın doğum tarihi, 25 Aralık olarak kutlanmaktadır.Pagan çağında avlanan hayvanlar, Amanor (Ermeni mitolojisinde Yeni-yıl Tanrısı) onuruna çam ağaçlarına asılırmış.Noel günü, çam ağaçlarına çeşitli şeyler asılarak yapılan tören, Pagan geleneğinden geçmiştir. “Ağaç Tapımı” yapılan bölgelerde çam ağacına tapılmıştır.Noel baba, Hıristiyanlarca Noel gecesi çocuklara armağanlar dağıttığına inanılan mistik kişiliktir.[İnanç Sözlüğü-O. Hançerlioğlu, ilgili madde, bkz.]Hıristiyanlar, Noel’ini bayram olarak kutlamaktalar. Ne yazık ki, bizim ilerici, aydın geçinen (Atila İlhan’ın deyimiyle Türk aydını yoktur) bu pagan kültürünü Türklere çağdaş bir şey gibi kabul ettirmek için, her türlü çalışma yapılmakta, adeta gizli, gönüllü Hıristiyanlık propagandası yapılmaktadır. Her vesileyle İslam’a saldıranlar, bu yılbaşı kutlamalarını masum gibi göstererek kutsamaktalar. Sanki masumane bir olaydır. Bütün günahlar, günahkârlar için masumane, sıradan şeylerdir. Şeytanın başarısı günahın kendinde değil, işlenmesindedir.Yılbaşı kutlamalarına baktıkça, sömürünün beyinleri nasıl istila ettiğini görüyoruz. İstilanın beyinleri kontrol eden provoke, yönlendirme ve yönetme işlevselliğini anlıyoruz. Size ait olmayan sizde ise, emanetçisiniz demektir. Emanete bizim diyor ve sahipleniyorsanız, hırsız ve arsızsınız demektir.Rasulullah(sav) buyurdular ki:“Men teşebbehe bikavmin fehuve minhüm.”-“ Kim ki bir kavme benzerse o, ondandır.”Benzemeyin, bizi benzetmek isteyenlere! Sizi İslam’ın özünden koparmak isteyenlere benzemeyin ve kutlamayın bunları..Allahü Teala buyuruyor:”…siz onların dinlerine dönmedikçe, onlar(Hıristiyan ve Yahudiler) sizden asla razı olmazlar.”Haberiniz olsun! Seninle, senin bayramında, bayram yapmayanın, bayramında nedir bu şenlik! Keşke o kadar masum olsa bütü...

"Arapça-Türkçe Takıntı" Arasında Ki:"Selamun Aleykum"

hasanahmetmeister@gmail.com> yazmış: http://www.cukurovalilar.com/yazarlar/devam.asp?idyazar=35 http://www.furkanhaber.com/yazidetay.php?Yazi_id=2366&yazar=380 Selamun Aleykum, Değerli arkadaşlar,Kurban Bayranızı tebrik ederim.Mevla'm tekrarlarını sağlık ve afiyet  içinde idrak etmeyi nasip etsin. Köşe yazarlığımın başlangıncındayım.Bana manen destek vermeniz ve beni onur etmeniz bana hız ve moral verecektir.Sizlerin bu yazılarımdan haberdar olmanızı istedim.Bana destek olmanız, beni çok sevindirecektir.Mevlam da>> sizi memnun etsin ve sevindirsin yazılarımın linklerini yukarda verdim Selam ve dualarımla   "Elif ERDEGER" <eliferdeger@gmail.com>yazmış:  öfff ben size yazmaktan tükendim ama yine de devam  edeceğim.Yazarlığınız için şimdiden tebrik ederim umarım yazılarınız beğenilir.(!)  Sadece şimdiden bir öneri veriyorum dinlersiniz dinlemezsiniz size kalmış ne yazıkki dün ingiltere bugün amerika sömürgesi olan bir paçavra dili halen devam ediyor paçavralığı çok seviyorsunuz,arapçayı.  "selamun aleyküm" de ibranicedir belirtmem gerekirse.alecheum shalom dur doğrusu.Güzel Türkçe var iken daha bir millet olamamış arapların dillerini önemsememeniz dileğiyle.   ben de sizin geçmiş kurban bayramınızı kutluyorum.   hasanahmetmeister@gmail.com> yazmış: "Selam" Allah'ımızın 99 ismi güzellerinden bir tanesidir."Selamun aleykum"Kur'an-da müminlere alınması emredilen bir selamlama şeklidir. Müminlere, alınması farz bir görevdir. Arapların bir millet olmaları senin inkarınlaortadan kalkacak bir yeni gerçeklik filan da değildir.Gülünç ve saçma bir iddiadır, bilimsel gerçeklikten de yoksunsunuz. Selam İbranice filan da değildir. Ben 13 yıl arapça okudum.Ve sizin görüşlerinize bir müslüman olarak asla katılmıyorum. Güzel Türkçeyi seviyorum. Osmanlı ecdadımın kullandığı türkçeyi de önemsiyorum ve seviyorum.Kendim de bir Türkmenim, ama asla faşist ve şövenist değilim. &nbs...

Kişinin sabrı Allah'a yakınlığına göredir.

MerhabaEvet ben de bu anlamda bir hadis hatırlıyorum. Bir adam dua ederken Allah'tan C.C., kendisine sabır vermesini istiyor. Hz. Muhammed sav.ise bunu duyunca ona, sabır istemesi sonucunda bela istemiş olacağını,bunun yerine Allah'tan afiyet istemesini söylüyor. akifkahveci@gmail.com  Cevap: Sabır,Kur'an-ı Kerim'de  73 yerde geçmektedir.Sabır musibetler karşısında, imanda ve ibadetlere devamda sabretmektir. İslam'da sabrın sembolü Eyyüp (as)'a bakarsak.gelen musibetlere, belalara,hastalıklara da sabretmek ve gelene değil, getirene hatır koymamak gerektiğidir.Sabır, imani bir olgunlaşmışlığın, Rabb'e yakınlaşmışlığın  göstergesidir. Allah-ü Teala: "Sabredenleri Müjdele" buyuruyor. Eğer başa gelmiş bir bela,musibet veya hastalık halinde sabır dilemek,onun kalıcılığını istemek değildir.Sevdiği biri vefat edene de "sabr-ı cemil" dilenir.   Sayın Kahveci, ben böyle bir hadis hatırlamıyorum.Şayet kaynak verebilirseniz bizleri de bilgilendirmiş olursunuz.Ama,Rasulullah'ın:"dünya ve ahiret için afiyet isteyin" buyurduğunu biliyoruz. Arkadaşın yukarda söylediğinde "olumlu düşünce"nin faydası ile ilgilidir. Olumlu düşüncenin, imani bir tercihin de içselleştirilmesidir.Kadere iman eden, kederden emin olur. Kişinin sabrı da, Allah'a yakınlığına göredir. Yazdıklarım ne kadar konunuzla alakalı oldu bilmem ama,faydalı olmak ve faydalanmak esasımızdır. Selam ve dualarımla.

Vatandır Başörtüsü!

Edibe(Demek edebli kadın demektir) Eğer siz,Vatandan, satılmasından bahsedecek Namus ve erdeme sahipseniz,başkalarının sahip olup, senin(öyle anlaşılıyor) sahip olmadığın başörtüsüne saygı duy ve onlara yapılan zülümlerden de kaygı duy.Eğer, Vatan kavramın varsa vatana sahip olma dürtün varsa edebinle vatanda bir ve beraber olam gereğini öncelikle kavra. Senin duyarlı olduğun konularda bizim duyarsız olduğumuz, sizin saçma önyargınızdır.   Başörtüsünün yasaklanmasından Mutluluk duyduğunu ifade eden İsrail'liler gibi olma!Bizim açlıktan ve varlığın öten sömürgeci çetelerinden bu halka reva görülen kapitalist sömürüden de haberimiz var.Ama Sizin Allah'ın kitabından ve Sevgili Peygamberimizin Sünnet-i seniyyesinden haberin var mı? Senin dinin imanın var mı ki vatanın ve vatanla ilgili kaygıların var olsun?diye sorsam zoruna gider.Ama aynı şekilde kırma ve kırılma düzleminde kıracak ve kırılcak o kadar kelimeler ortaya çıkar ki Aklın ermez ve feleğin şaşar.   Eğer kapitalizmin ne olduğunu ve sömürünün de ne olduğunu biliyorsan başörtüsünün de bir sömürü aracı olarak beyinlerin sömürüsü için ortadan kaldırma gayretleriyle yasaklanmaya tabi tutulması,yerel halkın yönetime gelmemesinin sağlanıp,sınıfsal seçkinliğin,elit ve parya yaratma gayretlerinin bir aracı değil mi? Anlamayana anlamlar dar gelir,Bazılarına cennet gerekmez ama cehennem bile dar gelir.Ameliniz azığınız ve ateş me'vanız olsun!   Ya hidayete erenlerden ya da,azaba değenlerden olmanız dileğiyle.... Seçkin seçiciler,müslümanlığın emrine uygun örtüyü seçtiler... Allah'ın emrine dil uzatanları da Allah bu ve öteki dünya da mutsuz kılacaktır. Dünya ve ahiret saadeti için Allah'ın emrine uyanları kutlarım ve dualarını beklerim....

Bu Kadarına da Pes!!! Bu Vatan Uğruna Şehitler Kimin Çocukları!!

  Başörtülü Öğrenci Kürsüden İndirildiAdana'nın Kozan ilçesinde başörtülü İmam Hatip 11. sınıf öğrencisi, ödülünü almak için çıktığı kürsüden indirildi. Şimdi terörün kökünü kazıdım diye gögsü kabarmıştır.Onu ordan indirirler elinde silahı yok ki garibin..Dağdakileri de indirselerde memlekete iyilikleri dokunsa olmaz mı?İrticadan kurtarmalarından kurtulmak istiyoruz.Asıl irtica insanların giyim kuşamlarını gericilik addetmektir..Başörtülü bir kızı kürsüden indirmek Çanakkale de imdada gelen şehidlerin ve Rasulullah’ın ve biz mü’minlerin kanına dokunmaya devam etmektedir.Allah’ından bulsalar da memleket bu düşüncelerden tez elden kurtulsa..Dua edelim ve aminler karışsın zalimlere karşı mazlumların dualarına… Bu komutanların,bu halkın inancı gereği başını örten fertleriyle ilgili ne dertleri var. Bunların evlatları şehit olunca gidip sarılacaksın sonra da,yok okumayacaksın, yok benim olduğum yerde gözüme görünmeyeceksin, benim mekanıma,hastaneme girmeyeceksin, sonra vatan koruma ve kollama görevimizde evlatlarınız şehid olursa utanma pazarı gelip arada bir acını paylaşır gibi yaparız.   Sen otur evinde doğur biz sahip olamazsak ve ölürlerse gelir seni teselli ederiz.demektir bu. Allah'tan korkmuyorlarsa da hiç mi muhasebeleri yok bunların.. Evlatlarını başörtüsü yüzünden okuldan almak zorunda olan anneler yarın "vicdani red"ci olsalar seni, vatanı kim koruyacak ve sen hangi askeri komuta edeceksin. Salonda değil, vatanda bile yalnız bunlar...   Askerimiz imanlı ama komutanlarımız .. laikmiş(!). Siz laik olabilirsiniz, devlet te laik olabilir ama, artık kabak tadı verdiniz ... Bu millet, askerleri ve askerliği seviyor ama, asla sizin şu yaptığınız muameleyi ne hak ediyorlar, ne de siz onların sevgisine mazhar oldunuz. Bunu iyi bilmek ve ayırt etmek durumundasınız, demek zorunluluğunu hissetmekteyiz... Halka rağmen, halkın çocuklarına bu ayırımcılığı yapmanızı, "demokratik bir hak olarak" protesto ediyorum ve şi...

Şiddetin Örtüsü mü,Örtünün Şiddeti Mi?

Cahaletin büyüğünü de devlet eliyle işleyen şerefi fakirlerin, dinen de fakir olanlar olduğu milletçe bilinmektedir.Darı dinsizlik olanların, dini dar oldukları malumdur.Dindar olanların kimseye şiddet uygulama lüksü olamaz. Ancak zulmü dini dar olanlar yapabilirler.Dindar olanlar şiddet yapmazlar.Kadına şiddet dini dar, şerefi az olanların işidir.Kadına her türlü ayırımcılık şiddet içerikli bir hal alıyor.Başörtü de, Türkiye de kadın olmanın şiddetsel dönüşümün adı oluyor.Şiddet imansızlığa, laiklik olarak bürünüp çirkin yüzünü nemrutça gösteriyor.Oligarşik anarşik sistemin adının demokrasi olması,devlet olmasının kutsanması onu masumlaştırmıyor. Şiddet terördür. Ne adına olursa olsun. Şiddetin her türlüsüne karşı durmak herkesin görevi olmalı ki insan görünen zalimlere yer kalmasın bu dünya da.. Örtülülere şiddeti yapanların,ilerde başörtülüler gelir de,bize şiddet yapar diye düşünmeleri, kendilerini masumlaştırmayacaktır.Soruyorum: Bu ülke, başörtüsünün şiddetini mi,Şiddetin başörtüsünü mü yaşıyor ve görüyor? ...

İnternetteki Sapkınlarla İlgili Birkaç Söz...

Allah'ın hidayete erdirmediği,imandan sonra apaçık günah işleyenlerdir bunlar."İmandan sonra apaçık günah işlemek, ne kadar büyük bir günahtır"buyuruyor Rabbimiz Kitab-ı Mübininde...Bir de bu googlegruplara girip müslüman bacılarımızla,eşlerimizle,kızlarımızla konuşmak için direten ve sadece konuşmak istediğini söyleyip ağza alınmayacak galiz küfürler eden şeref ve izzet fakiri Allah'ın El-Kahhar ismiyle kahredeceği insanlar her zaman maalesef çıkıyorlar. Bunların müslüman olduğunu söylemeye dilim asla varmaz.Bunlara fasık,facir,zalim ve ahiret ve hesaba da inandıkları söylenemez bir durumda oldukları için küfürlerine bile vehim edebileceğimiz bu insanlarla karşılaşmamız mukader oluyor. Allah'tan hidayet diliyoruz. Namussuzluklarından dolayı biran önce tevbe etmelerini diliyoruz.Empati yapmıyorlar mı,hiç düşünüp akletmiyorlarmı anlıyamıyorum.Kendi anaları,bacıları ,eşleriyle aynı muameleyle karşılaşsalar tepkilerinin ne olabileceğini hiç akletmiyorlar mı? "Allah intikam alıcıların en büyüğü","hesabı çabuk gören"olduğunu unutuyorlar mı?İnancı ve imanı olmayanların sanal ortamda daha da şeytanın esiri ve sıpası oldukları bir gerçek. Heva ve heveslerini ilah edinenleri Allah haklar ve ancak ateşinin azabı paklar.Selam ve dualarımla......