>

Test Kategorisi 1

resim

En Öne Çıkarılan Yazı

En öne çıkarılan yazıya ait ön bilgiler ya da kısa bir açıklama...


Kirlenmiş Sevgilerin Çocukları

  Dünyanın en güzel şeyidir; helal dairesinde kalmak şartıyla, sevmek ve sevilmek! Her türlü nikahsız birliktelik; el ele, göz göze, diz dize gönül gönüle giriftar olmak zinadır ve haramdır. Eller,Gözler,Ayaklar velhasıl bütün organlarınız bundan dolayı azaba düçar olacaklardır! Sevgileriniz varsa onları nikahsızlıkla kirletmeyin.Nikahlanın yani evlenin! Evlenmek sünnettir!  Evlenmek kastı olmaksızın gönül eğlendirenler, filört edenler, bugün mutlu olabilirler, yarın ki mutsuzluklarının temellerini atmış olurlar. Siz evlenmeyeceğiniz insanlarla birlikte olursanız, siz de sizin gibilerine kirli gönüllülere denk gelirsiniz. O da sizin gibi geçmişteki sevgilisinde gözü ve gönlü kaldıysa; sizi, ne o eşiniz mutlu edebilir, ne de siz, o eşinizi mutlu edebilirsiniz.  Ben sizlere kirletilmemiş güzel gönüller diliyorum. Sevgilerinizi kirletmeyin ki bedenleriniz de temiz kalsın! Bedenlerinize kullanmayacağınız fırçalarla boyalar sürmeyin! Ne kadar çok güzel boyalarla kapatırsanız kapatın zamanla o alttaki dışa vurur. Güzel bir evliliğinizi ilerde yıkmış veya sarsmış olursunuz. Çocuk yaşta sevgili olanlar! Büyüdüklerinde sevgili değil, kullanılmış hurda arabalar gibi olurlar! Sıfırı tüketmeyin! Allah'ın lanetine uğramayın! Affedile bilirsiniz! Ama bir kere kirlenmişseniz;inanın cennete gitseniz bile; Kirlenmemiş bir beden sahibi gibi aynı güzellikte bir cennete kavuşamazsınız... Cennetlere girmeyen bir beden, neden taşınır ki; Cehenneme odun olmak için mi? Ben ebed mutlulukları diliyorum sizlere!  Unutmayın! Boşanmalar Denizli'de, evlenmeleri 3 yıla kadar yakalacaktır. Aile mefhumu yok olursa; tek siz değil, bütün bir geleceğimiz yok olacaktır! Ülkemizin geleceği tehlikeye girecektir. ...

Eğitim Sistemimiz ve Velilerimiz

  08 Kasım 2010, 20:56 Hasan Ahmet   |   Eğitim sistemimiz ve çocuklarımızın geleceğine ilişkin tereddütleri hasıl eden bir olayı siz değerli okuyucularımla paylaşmak isterim. Bir anne iç geçirerek ağlıyordu.Nedenini sorduğumda oğlu Matematik sınavında bir soruyu bilememiş,yanlış yapmıştı.Başka bir dersten de eksi almıştı.Bunları söyleyen velinin gözleri ağlamaktan kızarmıştı. Veliye denecek tek söz kalmıştı.Siz psikolojik bir vakıasınız sizi haber yapmalıyım dedim.Ah bir de resim çeken bir makinem olsaydı yanımda diye de hayıflandım.Kendisinin panik atak olduğunu ve çocuklarından başarı beklerken onları da panik atağa sürükleyeceğini,onların başarılı olmalarını isterken onları hasta edip asla başaramaz hale sokacağını yakinen bildiğim örneklerle anlattım. Toplum olarak psikolojik bir travma geçiriyoruz.Eğitim konusunda ki, aşırı hassasiyetler toplumsal mevki kazanma ve çocuklara aşırı düşkünlük göstermek çocuklarımızı,neslimizi ve geleceğimizi tehdit eder boyutlara varıyor. Çocuklar okullara giderken sabah,öğrencilere dedim ki; sizin döneminiz de öğrenci olmadığım için çok mutluyum.Sizin gibi bir öğrencilik devresi geçirseydim herhalde kafayı sıyırırdım.Siz moraliniz bozmayın ama bu böyle dedim ve yoluma devam ettim.Çocuklar kim biliri hangi duygu ve düşünceler içine girmişlerdir. Artık toplumun rehabilite edilmesi,her şeyden önce eğitilmesi gerekmektedir.Bakıyorum ki bazı veliler çocuklarından daha hassaslar.Öğrenciler strese sokmazken birkaç velinin okulda ki psikozları öğretmenlerin psikolojilerini olumsuz olarak etkiler duruma gelmiştir. Çocuklarının ağladığını sınav olduğu için heyecanlandıklarını ve ağladıklarını söyleyen onlarca velilerle ...

Değişim şart; gelişim için okumak

Başarının altında okumak, okumanın sonunda servet, devlet,ilim,mal makam, mevki hepsi sıralanır.Her şeyden önemlisi okumak insani hasletlerin keşfine insana en iyi yardımcıdır. Okumadan anlayamazsınız, anlamayınca da hayatı anlamlandıramazsınız.Yorulmadan kazanılan hiçbir şey yok. Önce yorulmalı sonra yine yorulmalıyız. Okumaktan yorulanı duymadım. Beynamaz özrü olanlar okumamakta kaybettikleri tek bu dünya olsa keşke. Yani yaratanla bağların zayıflaması, muhasebe yapmaktan uzak kalınması, ebediyeti kaybedebilme tehlikesi mevcuttur. Allah’ın verdiği aklın kullanılması icap eder.Aklın kullanılmasının birinci şartı da okumaktan geçer. Okumak olmadan ibadetler eksik kalır. Okumayı ibadet kılmadan ibadetleri ibadet kılamayız. İbadeti okumak olan bir dinin, okumayanı ,ibadet yaptığını sananları olarak kalmak istemiyoruz.Okumak cihattır.Okumak yolunda ölmek şahadettir. Okumayanların olduğu memlekette gerçek fikir sahibi olmanın tehlikelerinde yaşamaktansa, fikir sahiplerinin okuduklarıyla hayata kattıkları anlamlarla yoğrulmanın tadında bir hayat geçirmek dilemek lazımdır. Son zamanlarda devletimiz okumanın önemini kavradı.Okullarda birinci ders saatlerinin yarısını okumaya ayırtarak güzel bir kutlu eyleme imza atıldı.Okuma kabiliyetini geliştirmek damarlara okumaya zerk etmeden ileri çağdaş filan olunamaz. Okumayanı öğretmen olan bir toplum iflahını bulamaz.Okuyanı çoban olan bir milletin yükselmesi haktır. Eğitim sistemimiz Çocuklarımıza değil aynı zamanda öğretmenlerimize de okumayı şart koşmalıdır.Okuyan öğretmeni olmayan bir eğitim sistemi atıldır.Kendini değiştiremeyen,değişemeyen öğretmenler güruhuyla nereye varabilirsiniz ki.  Okumadan fikir sahibi olanlarla ancak mahalle dedikoducusu sıfatı görülür. İnsanlığın yegane yolu okumakla kurtuluşa ermek olacaktır. Rabbine boyun eğecek bir çizgide okumak, &...

Bir Gencin İnancını Geri Kazanması!

 Bir genç: Hocam size bişi sormak istiyorum...Önceden namaz ibadetimi yerine getiriyordum...Fakat son 1 senedir çevrem(arkadaşlar,okul) nedeniyle bir türlü başlayamadım... Şu yaşadığımız zamanda insanlara dinini sorduğumuzda Müslümanım diyorlar...Fakat bugün Allah için ne yaptın dediğimizde ise yanıt hiç bir şey oluyor(70 milyonun yarısından fazlası böyle insanların gözü kararmış)...Kısaca özetlersek inançsızlık sendromu yaşıyorum...Hep içimde bi eksiklik duymaktayım...Bugünden itibaren yavas yavas ibadetlerimi tamamen yerine getirmem gerek...Yaşım 16 biliyorum biraz geç...ama zararın neresinden dönülse kardır...Allah kötü yoldan dönenleri sever sloganı hep aklımdan geçerken inş bunu gerçekleştiririm...Şimdi işin garip yanı insanlar ''Zaten o kadar günah işledim şunu yaptım cehennemliğim bu saatten sonra uğraşmama gerek yok diyolar'' .... Hem bu arkadaşlara da belki örnek olup geleceklerini kurtarmalarını sağlayabilirim...O kadar bildiğim insan var ki bu şekilde düşünen...Nese ben fazla gevelemiyim lafı...Bu tekrar inancımı kazanmam için pratik hangi yollara baş vurabilirim...onu sorucaktm????Hasan Ahmet Evliyaoğlu Cevaben Yazdı Ki:Selamun Aleykum,Senin vesilenle, inancının derdinde olup, onu yaşayamamanın ıstırabını gönüllerinde yaşayan bütün gençleri o büyük iman ve ihlas ve teslimiyetlerine götürecek dertlerinden dolayı tebrik ediyorum ve teşekkür de ediyorum.Allah dilediğine hidayet eder...Önemli olan dert edinmektir.Derdimiz bizim imanımızdır.İbadetleri olup da amellerine kulluk bilincini katmayanlara birer örnek olmanız dileğimizdir.Dünya teslimiyeti Allah'a has kılmanın adresidir.Hayat çok kısa ve O'na kulluk bilincine varmak ve buna küçük bedenlerin büyük derdi haline getirmek gerekir. G...

Hakkın Hukukla Gasbedilişi

Ülke tabular tarlası gibi,mayın tarlasından da beter.Anayasanın verdiği bir hakkı, Ceza Usulü hukukuyla, bir kararnameyle veya başka bir yasayla geri alabiliyorsunuz.Yasakoyucunun keyfiyet sınırlarıyla,  yargılayanların, uygulayanların keyfiyeti arasına sıkışan bir garabet arasında kaybolan insani hasletlerimiz, düşüncelerimiz,inançlarımız, hayatımızdır...Yanlışların kurban vatandaşı olmaktan hukuk’un guguklamadığı bir demokratik düzene varamadan ömrü heyulamız bitmektedir.Hukuk dediğimiz şey, sosyal devlet ilkesini zedelemekte, sosyal oluşumların gerisinde kalabilmektedir. Halkının gerisinden gelen bir hukukla ilerlemek mümkün değildir.Yasalar yazıldığında eskimiş sayılırlar. Yasalar belli zümrelerin sınıfsal çıkarlarının ideolojik sığıntıları olmaktan kurtulmadıkça,  vatandaşlara eşit davranamayacaktır. Ayrımcılığı sistemleştiren ve halkını ayrıştıran yasalar, çağdışı bağnaz hukuk adaletsizlikleri örnekleridir.Halkını ideolojik bölümlere ayıran hukuk adamlarımızın yorumlarıdır.Kendi ideolojik şablonuna yerleştirmek istemektedirler. Yanlış kararlarla halka güven vermeyenler, halkın geleceğinden de kendi geleceklerinden de çalmış olurlar.  Yanlış hukuki kararlar halkın mutluluğunu değil, zümre ve sınıfların çıkar ve mutluluğunu sağlama amacına yöneliklerdir. Kişisel ideolojik fosilleşmiş kararlar açıkca ararejimlere heveslenmelerdir. Ülkemizi de bu çağdaş ülkelerden koparıp, geri,kapalı  toplumlar sınıfına katacak yorumlarla, vicdanları karartan siyasal, ideolojik kararları katabiliriz.Yasalar yasakları tesis etmekten öce , hürriyetleri koruma ve kollamalıdır. Yasaklar özgürlükleri biçmekte, insanlarımız mutsuz kılmaktadır. Aslolan özgürlükler olmalıdır. Laiklik adına yapılanlar, biçimsel korunmanın, bireysel, zümresel faydalarını sağladığ...

Bir Öğretmen Anlatıyor

Bir Öğretmen Anlatıyor  |  görsel 1
Dinci denilmesinden hiç hoşlanmıyorum. Bana kalıplar konulmasına karşıyım. Kalıplar beni sıkıyor. Maaş da 14 yıldır sıkmakta. Bir ay da rahatım, huzurum olurmu dedim, göremedim.Okulda ki hayat, öğrenci merkezli eğitime geçeli, iyice güzelleşmesinin aksine çirkinleşti. Öğrenci dünyanın kendi insiyatifiyle döndüğünü düşünmeye başladı. Nasıl olsa öğretmen bize birşey yapamaz felsefesinde. Öğretmen dövemez, sövemez (kötü söyleyemez). Babalarda evlatlarına bakışlarını yansıtmaktalar. Kimmiş o, benim oğlum bir tane. Kimse sana kızamaz, dövemez. Sen benim biricik oğlumsun, kızımsın.Sınavlarda öğrencinin başarısızlığından da öğretmen sorumludur. Veli çocuğuna yüksek puan beklemektedir. Bunu her vesile ile dile getirmekten de çekinmemektedir. Geçen de Matematik Öğretmeni arkadaşıma, resmen rüşvet gibi bir teklifte bulunmuştular. "Bizim çocuğa özel ders ver.Yeterki notu yükselsin.Ücreti ne ise veririz." kabilinden sözler...Ücretin kadar adamsın. Adam olmamızı ücretle gideren, ücretle bitiren bir zihniyete kavuşmuş bulunuyoruz. Ücretlendirilmekten, sözleştirilmekten, kadrolanmaya giden yolda da öğretmenlerimizin kafası karman çorban. Sıkıcı şeyler. Nedir bütün bunlar; sınıfsal ayrışmaların devlet eliyle icrasıdan başka. İkinci, üçüncü sınıf öğretmen ihdas ederseniz, 3.sınıf bir ülke olmaktan kurtulma ihtimalimiz olamaz. Eğitime verdiğimiz değer(!) ilkelliğimizin ifadesidir. İlerlemiş ve gelişmiş bir dünyanın insanları olabilmemiz için, eğitim sistemimiz daha gerçekçi ve bilimsel temellere dayandırılmalıdır.Öğretmenler gününe az kala, mutlu öğretmenler görmek isterdik. Parasal sorunlardan, sınıfsal ayrışmalardan, dayatılmış bilimsellikten uzaklıktan kurtulmuş ...

Darbecilerden Eğitime Darbe

Eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla, eğitim üzerine konuşmak gereği hâsıl oldu. Eğitimimizin yeri, durumunu gözden geçirmeliyiz. Darbesel sürecin ittiği uçurumun düzeltilmesi gereği ortadayken…28 Şubat, post modern darbenin eğitime yaptığı katliamı da gözler önüne sermek gerekmektedir. Kesintisiz 8 yıl eğitim tam bir saçmalıktı. Dünya gerçeklerine uygun olan, bilim ve psikolojiye dayanan temelleri yoktu. Sadece korkular,  evhamların yönettiği birkaç BÇG gibi gayri kanuni yapılanmaların dayattığı şeyler vesaikiyle oluşturulmuş, olağanüstü br hava estirilmişti ülkemizde. Sırf İmam Hatiplerin önünü kesmek için dayatılmıştı.Sonuç imam hatipleri istedikleri seviyeye indirmeyi başardılar. Ama hesap etmedikleri bir şey var ki, o da toplumun dini öğretime verdiği değeri legal yolların dışında aramaya iteceği gerçeği. Ne oldu çocuğunu imam hatipte okutmasının yolu tıkanınca, vatandaş çocuğuna dini eğitim verebilmek için illegal kurslara ve cemaatlere vermiştir. Sadece okulların adı değişti. Ama din eğitimi verilmeye devam ediliyor. Yasayla, Kur'an Kurslarındaki 12 yaş sınırlamasını getirlimesi de ayrı bir garabettir. Bunu laiklikle açıklayamazsınız. Buna halkımız "din düşmanlığı" diyor.Bir vatandaş; “çocuğumu imam hatibe gönderebilmiş olsaydım, yaz kurslarına yatılıya göndermezdim” diyor. Hem dini eğitimini almış, hem lisesini bitirmiş olurdu. Haklıydı. Çocuğunun dini eğitim almasını, Allah korkusuyla büyümesini ve kendine ihtiyarlayınca bakacak, ölünce arkasından Fatiha okuyacak bir evlat olmasını geleneksel bir damarla istemekteydi. Bunu devletin okulu yerine başka illegal oluşumlarla giderme yoluna gidilmesine vatandaşını iten devletimiz yanlış yapmıştır. Darbeci zihniyet kendince doğru olanı yaparken, yanlı...