>

» Emperyalist sömürü ve din anlayışımız



 

21 Ekim 2010, 02:17

Hasan Ahmet

İslam’ı anladığını sanan ve yaşadığını düşünen onca zavallı arasında olmaktan Allah'a sığınıyorum.İslam güzel bir yaşamı öğütlerken bizler kapitalist düşünüş ve yaşayışla İslam olma iddiasındayız.İslam’ın özünde olmayan ve bir Müslüman’ın sahip olamayacağı hırs ve haset duygularıyla yoğrulmuş bir hayat felsefesi ile İslam olunamaz.Hem kapitalist,hem komünist hem de Müslüman olunmaz. Müslüman sadece İslam’a bağlı bir öze sahiptir.Başka bir şeye bağlanamaz ve bağlansa da bunun adı asla İslam değildir!

 

Bütün bir yaşam ve sosyal ilişkiler yumağında örülü dünyasında Müslüman’ın Müslümanlaşması gerekmektedir. Müslüman’ın İslami düşünüş yaşayış ve kavrayışa geçmeden ve bunu hayatına yansıtmadan adına İslam dediği ve yaşadığını sandığı şeyin İslam olmadığını kendisine söylendiğinde artık çok geç olmuş olacaktır.

 

Bugün itibariyle gelinen noktada liberal ve kapitalist bir vurdumduymazlık içinde kalan ve Hud kavminin rahatlığında konforla kardeşinin derdine ermeyen ve onun derdiyle asla erimeyen bir kalp ve gönül düzleminde olan Müslüman tip türemiştir.

 

Emperyalist düşüncenin korktuğu bir Müslüman kalmamıştır.Ilımlılaştırılmış bir İslam anlayışı ve asimile edilmiş bir İslami edilgenlikle duygusal ve saf anlamın içinde anlamı kaybolmuş birer din fosilleri ortaya çıkarılmış ve halkın çoğu da bu dini inanç düşünce ve yaşama biçimine Allah’ın rızasına matuf olarak ve olmak için katılmak yerine fazlasını irdelemeden ve düşünmeksizin ekonomik gereksinimleriyle hareket ederek İslami bilincini teslim etmiş ve teslim ettiği grup veya cemaatin Müslüman’ı oluvermiştir.

 

Kemalist laik çizgi ve jargon kapitalist yapısıyla kendini ve halkını ahlaki duyarlılıklardan alıp götürmüş ve halkın inanç değerlerini erozyona uğratarak kendine biçilen rolün hakkını vermiş ve böylece de miadını doldurmuştur. Korkularla yönettiği ve bunalttığı halkın emperyalist çıkarlara da gıkı çıkmayacak seviyede özgürlükleri için sessiz kalması ve uysallaştırılması ameliyesinde ki vazifesini hakkıyla yerine getirmiştir. Halk Dinsizlikten ve dine karşı söylemlerden bıkmış ve ufacık özgürlükler karşılığında da mutlu olacak bir psikoza sokulmuştur. Bu altyapının gerçek mimarları ve elde kullandıkları maşalarını değiştirmiştir.

 

Ülkemizde huzur ve güvenin var olması dış emperyalist kafirler için vazgeçilmezdir. Kendilerine yeni sömürü üstleri lazım geldiğinden  İngiltere,Amerika ve Japonya’dan sonra kendine bir yer aramış ve Türkiye’yi bölgesi ve içinde ki yapı itibariyle güvenilir bir merkez ve sömürülecek bir zeminde bulmuşlardır.Bunu bugün AKP sağlıyorsa da yerine  kim gelirse gelsin bunu sağlayacaklardı. Sermaye kendine iman eden sadık müminlerini yaratmaktadır.

 

Bugün CHP’nin başörtüsü mevzuunda aslında yaptıkları ve gerçekçi olmayan tutumları da gelecek planlayıcılarımızın görüş ve ülkemizde yapmak istediklerini çözmekten ve fakat kendi iç handikabında boğulmaktan kaynaklanmaktadır. Avrupa ziyaretlerinde emperyalistlerin ülkemize ve özgürlüklere bakışlarının hissiyatını iyi alan Kemal Kılıçdaroğlu aldığı kokuyu, CHP’nin halka saldığı korkuyla meç etmesi sonucu; garipliklerini sürdürmekle yine kendini ve gelecekle ilgili küresel bakışları, enkazın altından seyretmeye aday olduğunu göstermiştir.

 

Ülkemizde gidişatı iyi okumak zorunda olan kitle sadece Kemalistler değil Müslüman halkımızda bu konuda kafa yormak zorundadır. Dünün katil devrimbazlarından kurtulurken, bugün oluşan sömürü çağının kuklalarına modern köleler olmaktan kendimizi sıyıramayacak gibi görünüyoruz.

 

İslam olan,fakat Müslüman’ca sermayeyi yönetmeyenlerin yarın gelecek İslami bir düzeni istemeyeceklerini bilen emperyalist sömürgeciler,bunları tatmin edici özgürlükleri vererek kendini usulüne uygun olarak ülkemize yerleşme gayretlerini sürdürmektedirler.

 

Hastalığı getirenler,halkın demokratik taleplerini görmezden gelenler ve derin iktidarlarını kaybedenlerin de yerine getirilenlerin de suçlarını ve kabahatlerini görmeleri ve yanlışlarından dönmeleri gerekirken bunu beklemek saflığında da değiliz.

 

Halk,etkilendiği ve düşünsel olarak yönetildiği ve bazı liderlerinin de telegram usulünce zihin kontrolüne tabi tutulduğu gerçeğini görmek istememesi ve liderlerin söylemlerinde ki yanlışlıklara din adına sahiplenmeleri onların Kur’an’ı ve Hz. Muhammed(sav)’i anlamadıklarını ve tevhidi kardeşliğe ulaşmalarının da zorluğunu göstermektedir.Bu da emperyalistlere rahat bir alan sağlamaktadır.