>

» Derin İktidardan Gerçek İktidara



Kıymeti kendinden menkul sosyal demokrasinin demoklesleri, kralcıları CHP’ye neşter vuracakları kurultaya doğru sürüklüyorlar. CHP tam sosyal demokrat kimliğe doğru yol alırken, yeniden derin yapılanmaların, zorlamaların ve zorbaların eline geçeceğe benziyor.

 

CHP’nin başına gelenler, CHP’ye baş olmaktan çok kendi başlarına bir iş alıyorlar. CHP bir parti olmaktan çok demokrasinin olmazı değil,olmasına karşı bir dürtü unsuru oluyor.CHP yıllardır ana muhalefette olup derin iktidarıyla avunan bir haldeydi.Bu Avrupa’nın güdümünde ki rejimimizin ABD güdümüne geçişiyle devrilmiş bir durum söz konusudur.CHP’yi yeniden ele geçirmek için,davrananların bu gerçeği göz ardı etmemeleri gerekir.

 

CHP eski siyasi söylemlerinden arınmak ve yeni söylemlerle daha özgürlükçü olmak zorundadır. Geçen de Atilla Kart’ın Salih Mirzabeyoğlu’na reva görülen muameleye hukuki açıdan yaklaşması ümitleri artırdı. İslamcı bir yazar da olsa CHP’nin işe hukuki bir bakış yapması bile takdire şayandı.

 

Aksine AK Parti’nin tavrı ise, Hizbullah Lideriyle görüşen, özgürlüklerden dem vuran ve yasaklamalara, düşünce suçlarına karşı bir Başbakan’a ve O’nun partisine hiç de uygun düşmemiştir. Kendisi de bir düşünce mağduru olan başbakan’a, bir de Müslüman olup, İHL’li olmakla övünen ve kardeşinin derdiyle dertlenmeyen bir portre olması kabul edilebilir bir şey değildir.

 

Yalnız CHP de başörtüsü konusunda çok seslilik, tepeden inmeci yaklaşımcılar ve ipe un sermeler ise ümitleri köreltmişti. CHP ümit olamaz durumda ise bunu sağlayan halk değil, halkın önüne gerçekçi yaklaşımlar koyamayan, hedefe bir gözü kör bakan yönetimde, CHP tepesinde ki kaymak takımıdır. Miatlarının dolduğunun da biraz farkındalar gibi.

 

Kılıçdaroğlu, AB’de siyasi perspektifini genişletmiş ama Türkiye’ye gelince bakış açısını daraltan yönetimle başı derde girmiştir. Partisine hâkim olamayan bir görüntü çizen Kılıçdaroğlu, partiye hâkim olan baskıcı görüşlerin tesirinden bir türlü kurtulamamıştır.

 

CHP’nin camiler konusunda Ak Parti hakkındaki yolsuzluk söylemleri de halkı ikna etmekten yoksundur. Camiler konusunda sicili bozuk bir partinin söyleminde ciddiyeti vatandaş olarak göremedik. Bir yolsuzluk oldu ise CHP’nin asli görevi olan şikâyet mekanizmasını devreye sokması kaçınılmazdır. CHP karalamalar yerine daha gerçekçi söylemler geliştirmelidir.

 

Karalama ve çirkin söylemlerden sıyrılarak günümüze uygun siyasi söylemler geliştirmelidir. Fanatizmi tatminkâr dil kullanmak CHP’yi uçta bırakır. CHP iktidar olmayı başarırsa Türkiye de büyük bir demokratik çağdaş devlet olmayı başaracaktır.

 

Demokrasimiz için CHP’nin derin iktidardan gerçek iktidara dönmesi ve ulaşması için, İçinde ki baskıcı, zorba, yargıç zihniyetli asker kılıklı demokrasi düşüncelileri ayıklaması ve eski söylemlerini ilim ve aklın süzgecinden yeniden geçirmesi gerekir.

 

CHP’nin iyi bir muhalefet yapması demek; Ülke insanlarının kazanması, demokrasimizin güçlenmesi ve vesayetin terk edilmesi demektir. Vesayet rejiminin siyasi saç ayağı olmaktan çıkıp, siyasi söylemlerin, halkın gerçek taleplerinin ardına düşmesi CHP’ye iktidarı gerçekten aralayacaktır. BDP ile birlikteliğe de ihtiyaç duymayacaklardır.