>

» Demokratik Özerlik veya Siyonist Emellerin Kürt Uşakları



Demokratik özerlik adına kaşınan yaraya ve kaşıyanlara bakınca nasıl bir ortama düşürüldüğümüzü görmekteyiz. Ortadoğu’nun kalbine bir mızrak gibi batırılmış olan Siyonist rejim ve onun kuklası ABD’nin ülkemizi soktuğu girdabı görüyoruz.

 

Demokratik söylemi özerlik söylemi nihayetinde büyük Kürdistan hayalinin kaşınması ile bölünen İslam coğrafyasında bölünmesi işlemiyle iştigal eden Siyonistler Lübnan’ı, Ürdün’ü ve Irak’ı da böldüler. Şimdi sıra da Türkiye var. Büyük İsrail, Arz-ı Mev’ud’un gerçekleştirilmesi Yahudilerce iman haline getirilmiş sapık ve saptırılmış duyguların imana galip gelişi, iman haline gelişine şahadetimizin anlamında kendi ifadesini bulduğunu göreceğiz.

 

Ülkemizdeki derin yapıyı yapılandıranların başında ABD’deki Yahudi düşünce kuruluşları geliyor. Siyonist dönmeler Osmanlıdan beri bizlere hükmetmekteler. Osmanlıya ilk borcu verenlerin, ilk borsayı kuranların ve ilk müziği icra edenlerin ve her türlü sosyal içeriğin içinde Osmanlı toplumunu ahlaken çürütenlerin bilinçli ve birikimli dayanışma içinde olduklarını gördük. İsimleri Türk ve İslam olup aslında Siyonist düşünce taşıyanların iktidarda oldukları ve hele hele dış işlerinde etkin olduklarını çok iyi b iliyoruz. Yeni devletin kuruluşunda Siyonistlerin Türk isimleriyle ne kadar yer edindiklerine dair bir çalışma yapılması gerekir.

 

PKK’dan Jitem’e geçen itirafçının anlattıklarına bakılırsa DTP eş başkan’ının Jitem’in maaşlı bir elemanı olduğu yönündedir.

 

Derin yapıyı kuranların, derin yapıyı çökerttiklerini fakat kendilerine uzanan yerleri kestiklerini de görebiliyoruz. Bu işlerin dış bağlantıları nedense hiç mi hiç gündeme alınmadı bile. Bize bunu sunan yine onları kuranların kendileridir. Dün iktidar sunduklarından iktidarı bugün AKP’ye sunanlar isteklerine böylece daha iyi ulaşabileceklerini de hesap etmiş olmasınlar.

 

PKK militanlarına maddi destek sağlayan ABD’yi ve İsrail’i dostluk edebiyatıyla altımızı oymalarına sessiz kalmamalıyız. Gereken ültimatomları vermeliyiz.

 

Bizim iç siyaset figüranlarımız ve bu dış mihrakların derin iktidar sunduğu siyasi yelpazelerimizin ülkeyi kaosa sürüklemek için ellerinden gelecekleri yapacaklarından ve buradan ülke menfaatlerinden çok kendi siyasi menfaatlerini gözetecekleri de görülmektedir.

 

Kürtleri çok sevdikleri yok. Ne ABD’nin ne de İsrail’in. Aslında onları kullanmaktalar. Kürt Yahudileri ile Kuzey Irak’ta çok toprak aldılar. Ülkemizde de AKP ile yapılan anlaşmalar ve icraatlar Yahudilerin Ülkemizde ki araştırmaları ile ülke insanımıza verdikleri zararın tespiti yapılabilecek midir? Orta Anadolu’da Yahudilerce Ar-ge çalışmaları yapılması, şimdi de Kaçkarlar’da gezinen Yahudilerin neler için oralarda olduklarını ve neler yaptıklarını biliyor muyuz?

 

Bizim kökümüzü kurutmadıklarından emin miyiz? Adamlar, DNA’larıyla oynadıkları tohumlarla bizleri ve topraklarımızı zehirlemekteler. Tohumda İsrail’e bizleri bağımlı hale getiren iktidarları bu halk hiç sorguladı mı?

 

Efendilerin yeni köleleri veya maşaları Kürtler olacağa benziyor. Kürtler eliyle kuracakları arz-ı mev’ud’un geniş topraklarını kazanmaya devam ediyorlar. Özerklik talepleri Kürtlerin değil, Kürtleri kullanan Siyonist rejimin ve uşağı ABD’nin talepleridir. Tabi bu taleplere cevap vermesi için ayarlanmış bir ılımlı İslam projesi de ABD eliyle ülkemizde altyapısını yıllardır gerçekleştirmiştirler. Toplumun ortak aklını silmişler.

 

Bizi halk ayaklanmaları ve özerklik talepleriyle sıkıştırmak isteyen İsrail’e karşı bizim de bir şeyler yapmamız gerekir. Ülkemizdeki yerli ve yabancı Siyonistlere karşı gereken uyarıların yapılması ve ayaklarını denk almalarını söylememiz de gerekir. Kürtlere bakarak asıl cambazı görmezden elemeyiz.

 

 Asıl Kürt görünenlerin de gerçekte ne kadar kürt oldukları da tartışılabilmelidir.Siyonizmin emrine giren bir müslüman Kürt kardeşimizin olacağını ve DTP'nin fikirdaşı olacağını sanmıyoruz. Ermeni asılllı olup, Kürt olarak kendini tanıtanlara bu ülkede teşhir etme zamanı da gelmiştir. Ne garip tecelli ki anamuhalefet lideri de tezlerimize uygun olacak tandastan seçilmiş ve derin güçlerin dış bağlantılı ülkemiz üzerinde ki emellerine uygun olmuştur.Hiç bir Müslüman Türk veya Kürt evladı daha özgürlük adına geçmişteki yanlışlarla gelceğimizi avlamak isteyen işbirlikçilere alet olmayacaktır.